Türk müziğinde usul, bir eserin zaman yapısını belirleyen kalıptır. Batı müziğindeki ölçü kavramına benzer ama ondan daha ayrıntılıdır: yalnız kaç vuruş olduğunu değil, bu vuruşların hangi ağırlıklarla dağıldığını da söyler.
Usuller iki temel vuruş türünden kurulur: kuvvetli ve zayıf. Bunların dizilişi usulün karakterini belirler. Aynı sayıda vuruşa sahip iki usul, dizilişleri farklı olduğu için bambaşka duyulur.
Usul çalışmasının ilk adımı vurmaktır. Kalıp, ellerle dizlere vurularak söylenir; bu, usulü bedensel olarak kavramayı sağlar. Çalgıya erken geçildiğinde parmak hareketleri usulün önüne geçer.
İkinci adım eseri usulle birlikte çalmaktır. Öğrenci çalarken usulü içinden takip eder; bu, temponun kaymasını önler ve eserin bölümlerini görünür kılar.
Üçüncü adım usul değişimlerini izlemektir. Bazı eserlerde bölümden bölüme usul değişir; bu geçişler ayrıca çalışılır.
Usul bilgisi ezber için de işe yarar: eserin hangi bölümünde olunduğu usulle izlenir.
Derslerimizde usul çalışması eserle birlikte yürütülür.