Türk müziği geleneğinde meşk, öğrencinin eseri hocasından dinleyerek ve tekrar ederek öğrenmesidir. Notanın yaygınlaşmasından önce tek aktarım yolu buydu; bugün de notayla birlikte sürer.
Meşkin taşıdığı bilgi, notanın taşımadığı bilgidir: süslemelerin yeri, seslerin uzunluk oranlarındaki esnemeler, vurguların ağırlığı ve ara perdelerin tam yüksekliği.
Meşkin işleyişi basittir. Hoca bir cümle çalar, öğrenci tekrar eder. Cümle oturduğunda bir sonrakine geçilir. Bu yavaş bir yöntemdir ama aktardığı şey kalıcıdır.
Bugün meşkin yerini kısmen kayıtlar almıştır. Bir eseri tanınmış icracılardan defalarca dinlemek, meşkin dinleme yönünü karşılar. Yavaşlatarak dinlemek, normal hızda fark edilmeyen ayrıntıları ortaya çıkarır.
Buna karşılık kayıt, karşılıklı düzeltmeyi karşılamaz. Öğrencinin kendi icrasındaki sapmayı görmesi için dışarıdan bir kulak gerekir.
Dinleme dağarı da bir çalışmadır. Yalnız çalışılan eseri değil, o makamın ve o geleneğin başka örneklerini dinlemek, öğrencinin kendi söyleyişini kurmasını sağlar.
Derslerimizde her dönem için dinleme dağarı birlikte belirlenir.